İlk Dalış Bilgisayarını Alırken Bakılacak 7 Şey
Ekran okunabilirliğinden muhafazakârlık ayarına, nitrokstan serbest dalış moduna: ilk dalış bilgisayarında taviz verilmemesi gereken yedi konu.
Kursu bitirip kendi ekipmanını toplamaya başlayan dalıcıların sıralaması genelde aynıdır: önce maske ve palet, sonra elbise, en son bilgisayar. Biz bilgisayarın bu listede daha yukarıda olması gerektiğini düşünüyoruz. Kiralık ekipmanda en az tanıdığınız şey, başkasının ayarladığı ve menüsünü bilmediğiniz bilgisayardır. Kendi bilgisayarınız ise her dalışınızı kaydeder, alışkanlıklarınızı görmenizi sağlar ve su altında neyi nerede okuyacağınızı ezbere bilirsiniz.
Bir dalış bilgisayarı temelde derinliği ve süreyi ölçer, bunlardan vücudunuzdaki azot yükünü hesaplar ve size dekompresyonsuz kalabileceğiniz süreyi (NDL), çıkış hızınızı, güvenlik durağını ve yüzey aralığını gösterir. Dalış tablosundan farkı, dalışın tamamını en derin noktada geçirmişsiniz gibi hesaplamamasıdır; gerçek profilinizi izler. Ege’de kayalık bir yamaç boyunca yavaşça yükselerek yapılan tipik bir dalışta bu fark dakikalarla ölçülür. Aşağıda ilk bilgisayarı seçerken bakmanızı önerdiğimiz yedi konuyu, tezgâhta en çok sorulandan başlayarak sıraladık.
1. Ekran: yorgunken ve bulanık suda okunabilmeli
Bilgisayar ne kadar akıllı olursa olsun, ekranına bakıp bir saniyede derinliği, NDL’yi ve dalış süresini okuyamıyorsanız işe yaramaz. Termoklinin altında, hafif bulanık suda, belki maskeniz azıcık buğulanmışken bakacaksınız. Rakamların büyüklüğüne, kontrasta ve arka ışığa dikkat edin. Renkli ekranlar okunaklıdır ama pili daha hızlı tüketir; segment ekranlar sadedir ama uzun pil ömrü sunar. Yakını görmekte zorlanıyorsanız ekranı mağazada, maskeyi takıp kol mesafesinden okumayı deneyin. Ekran camı kayaya ve tekne kenarına sürtündükçe çizilir; bazı modeller için satılan ekran koruyucular bu yüzden küçük ama işe yarayan bir ek.
Butonlar da ekranın bir parçası sayılır. Kışın 5 mm eldivenle butonlara rahatça basabilmeli ve menüde kaybolmadan ana ekrana dönebilmelisiniz. Menüsü dört düğmeyle dolaşılan bir bilgisayarı karada çözmek kolaydır; su altında, soğukta aynı işi yapmak başka bir şey.
2. Algoritma ve muhafazakârlık ayarı
Her bilgisayar azot yükünü bir dekompresyon modeline göre hesaplar. Bühlmann ZHL-16C ve RGBM türevleri en yaygın olanlardır. Hangisinin daha iyi olduğu tartışmasından çok, bilgisayarın size ne kadar ayar imkânı verdiğine bakın. İyi bir giriş modelinde muhafazakârlık seviyesini artırabilirsiniz; Bühlmann kullanan bazı modellerde bu ayar gradyan faktörleri (GF) üzerinden yapılır. Yaşınız, kondisyonunuz, soğuk su, art arda günlerde yapılan dalışlar ya da yorgunluk, ayarı biraz daha temkinli seçmek için yeterli sebeplerdir.
Bir not daha: eşinizle farklı marka bilgisayar kullanıyorsanız aynı dalışta farklı NDL değerleri görmeniz normaldir. Bu durumda daha muhafazakâr olan bilgisayarın söylediğine göre dalın.
3. Nitroks desteği
Nitroks, yani oksijen oranı %21’in üzerine çıkarılmış hava, aynı derinlikte daha az azot yükü demektir. Bugün nitroks kursu almayı düşünmüyor olabilirsiniz; ama birkaç sezon sonra, özellikle günde iki üç dalış yapılan tekne tatillerinde nitroks kullanmak isteyeceksiniz. Güncel giriş modellerinin çoğu en az tek gaz nitroksu destekler. Dikkat edilecek nokta, oksijen oranının her dalıştan önce bilgisayara doğru girilmesi ve bilgisayarın gösterdiği maksimum çalışma derinliğine (MOD) uyulmasıdır. Nitroksu eğitimini almadan kullanmayın.
4. Kol tipi mi, konsol mu?
Kol bilgisayarları saat tipi ve daha büyük, yuvarlak gövdeli modeller olarak ikiye ayrılır. Saat tipi modellerin ekranı daha küçüktür ama bir kısmı günlük saat olarak da takılabilir. Büyük gövdeli kol modelleri daha okunaklıdır, ancak günlük hayatta pek takılmaz. Kol modellerinde kayış uzunluğuna da bakın: yazın çıplak bileğe göre ayarlanan kayış, kışın 7 mm elbisenin kolunun üstüne yetmeyebilir. Birçok model uzatma kayışıyla geliyor ya da ayrıca uzatma takılabiliyor. Konsol tipi bilgisayarlar ise regülatörün yüksek basınç hortumuna, manometreyle birlikte bağlanır. Unutma ihtimali yoktur, ama yalnızca tüplü dalışta kullanılır ve serbest dalışta işe yaramaz. Hortum ucunda analog manometre, derinlik göstergesi ve pusula isteyenler için konsol (geyç) modellerine de bakabilirsiniz.
5. Hava entegrasyonu: şart değil ama kullanışlı
Hava entegre bilgisayarlar, birinci kademenin yüksek basınç portuna takılan kablosuz bir vericiden tüpteki basıncı okur ve kalan gazınızla ne kadar daha dalabileceğinizi hesaplar. Konforlu bir özelliktir; manometreye bakmayı unutan dalıcılar için ayrıca bir güvenlik katmanı sağlar. Ama vericinin de pili olduğunu ve sinyalin nadiren de olsa kopabildiğini hesaba katın. Birçok dalıcı ilk bilgisayarda bu özelliği almaz, mekanik manometreyle devam eder ve ileride verici eklenebilen bir model seçer. Vericinin takılacağı regülatörün bakımlı olması da önemli; bunu regülatör bakımı rehberimizde ayrıntılı anlattık.
6. Pil ve günlük bakım
Pili kullanıcının değiştirebildiği modellerle şarjlı modeller arasında seçim yapmanız gerekecek. Şarjlı modeller pratiktir, ama günde iki dalış yapılan bir tekne haftasında şarj aletini unutmamak gerekir. Kullanıcının değiştirdiği pillerde kapak contası her değişimde temiz ve yerinde olmalı; kapağı yanlış kapatılan bilgisayar su alır. Bazı modellerde pil değişimi yetkili serviste yapılır; satın almadan önce bunu sorun. Dalıştan sonra bilgisayarı tatlı suyla durulayın, su içindeyken butonlara birkaç kez basarak aralarında kalan tuzu çözün ve güneşte bırakmayın.
Pil göstergesine dalıştan önce bakmayı alışkanlık edinin. Soğuk suda pillerin performansı düşer; Şubat’ta 14–16 °C suda, yazın sorunsuz çalışan zayıf bir pil dalışın ortasında uyarı verebilir. Pil uyarısı görünen bir bilgisayarla dalışa girmeyin. Uzun süre kullanmayacaksanız kılavuzda pil ve depolama için ne önerildiğine bakın.
7. Serbest dalış ve zıpkın modu
Tüplünün yanında zıpkın ya da serbest dalış da yapıyorsanız bilgisayarın serbest dalış (apne) modu olup olmadığına bakın. Bu modda bilgisayar derinliği ve dip süresini daha sık örnekler, yüzey aralığınızı takip eder ve belirlediğiniz derinlik ya da süre aşıldığında uyarı verir. Zıpkıncılar için ayrı bir kategori olarak sunulan serbest dalış bilgisayarları genellikle yalnızca bu moda odaklanır. Tek cihazla iki işi görmek istiyorsanız bu özellik listenin üst sıralarına çıkar. Şunu da belirtelim: aynı gün tüplü dalıştan sonra serbest dalış yapmak genel olarak önerilmez ve bilgisayarınız bu durumda uyarı verebilir.
İlk ayarlar: su tipi, alarmlar ve kayıtlar
Bilgisayar kutusundan çıktığında birkaç ayarı kendiniz yapmalısınız. Birincisi su tipi: derinlik, basınçtan hesaplanır ve tuzlu su tatlı sudan yoğun olduğu için bilgisayar tuzlu ya da tatlı su ayarına göre farklı derinlik gösterir. Ege’de dalacaksanız ayarın tuzlu suda olduğundan emin olun. İkincisi alarmlar: azami derinlik, dalış süresi ve NDL’nin belirli bir dakikanın altına düşmesi için sesli ya da titreşimli uyarılar kurabilirsiniz. Alarmları çok sık öttürecek kadar sıkı kurmayın; sürekli öten bir alarmı bir süre sonra duymamaya başlarsınız.
Üçüncüsü kayıtlar. Çoğu güncel model dalışlarınızı telefon uygulamasına ya da bilgisayara aktarabiliyor. Derinlik profilinize, çıkış hızınıza ve güvenlik duraklarınıza dalıştan sonra bakmak, alışkanlıklarınızı düzeltmenin en kolay yolu. Tarih ve saatin doğru ayarlı olması da bu kayıtların anlamlı olması için gerekli.
Hangisinden taviz verilir, hangisinden verilmez?
Bütçeniz sınırlıysa ekran okunabilirliğinden, muhafazakârlık ayarından ve pil ile bakım kolaylığından taviz vermeyin; bunlar her dalışta karşınıza çıkar. Nitroks desteği zaten çoğu modelde var. Hava entegrasyonu ve renkli ekran ise sonradan da edinilebilecek konforlar. Uçuş yasağı süresi, yani dalıştan sonra uçağa binmeden önce beklemeniz gereken zaman da neredeyse her modelin gösterdiği bir bilgi; tatil dönüşü buna dikkat edin.
Tüplü dalış bilgisayarlarının tamamını dalisshop.com’da görebilir, farklı modelleri bileğinizde denemek için Hisarönü’ndeki mağazamıza uğrayabilirsiniz. Kategoriye genel bir bakış için dalış bilgisayarı sayfamız da hazır.